tarih: 08.06.2017 14:54 hit: 1735

Rakka’nın alınması yeni bir sürecin başlangıcı mı? – Rozerin Urucu

Demokratik Suriye Güçleri (DSG), terör örgütü IŞİD’in işgali altındaki Rakka kentinin kurtarılması için “Fırat’ın Gazabı” adıyla 10 Aralık 2016’da başlattığı operasyonun son hamlesi dün itibarıyla başladı. DSG, bu son aşamayı ‘“Büyük savaş başladı” ifadeleriyle duyurdu. 
DSG’nin ‘ büyük savaş’ hamlesine Ceyş El-Siwar (Devrimciler Ordusu), Cebhet El-Ekrad, El-Şemal El Dîmoqratî Tugayları, Aşiret Güçleri, Mexawir Humus Tugayları, Siqûr El-Reqqa, Lîwa El-Tehrir, Türkmen Selçuklu Tugayı, Hemam Türkmen Şehitleri Taburu, Senadid Güçleri, Süryani Askeri Meclisi, Minbic Askeri Meclisi, Dêrazor Askeri Meclisi, Öz Savunma Güçleri, YPG, YPJ ve Nuxbe güçleri katılıyor. 
Operasyonun başlamasının hemen sonrasında Rakkakent merkezine hem doğudan hem de batıdan ikişer km girildi. Şu an itibarıyla tarihi şehrin batısında bulunan Herakleh kalesi ile doğu cephesindeki de Al Meşhalap mahallesi işgalden tamamen arındırılmış durumda. Şu ana kadar beklenen düzeyde bir direniş ile karşılaşılmadı. Peki IŞİD terör örgütü başkent olarak gördüğü Rakka’da şu ana kadar neden ciddi bir direniş sergileyemedi? Bu sorunun cevabına geçmeden önce kentteki son duruma bir kez daha bakmakta fayda var. 
IŞİD’li teröristlerin aileleri Meyadin tarafına kaçıyor. Meyadin; Deyr-a Zor ile Rakka arasındaki ilçedir. Deyr-a Zor, bilindiği üzere Rakka’dan sonra DSG’nin hedefindeki yerleşim yeridir. Bu amaçla bölgenin en büyük aşiretleri ile de ittifak arayışları sürüyor. Baggara ve Ageydat aşiret liderleri ile yapılan görüşmelerden olumlu sonuçlar elde edilmiş durumda. Yine Haseke’de Şammar aşiretinden alınan destek Rakka’da sürdüğü gibi Deyri Zor’da da devam devam edecek Deyrizor, 2014 yılından bu yana % 85 oranında IŞİD terör örgütü tarafından kontrol ediliyor. Suriye hükümeti ve desteklediği gruplar yalnızca Cura, Harabiş ve Kusr bölgelerinde etkin. Fırat Nehrinin ikiye böldüğü Deyrizor şehrinde halen 280 bin sivil yaşıyor. DSG, Deyrizor kırsalında son 2 haftada 20’den fazla yerleşim yerini IŞİD terör örgütünün işgalinden kurtardı. Bir yıl önce Deyri Zor bölge aşiretlerinden toplanan gençlerin kurduğu  Ceyş el Cediyd ( Yeni Suriye Ordusu)’da DSG destek veriyor. Rakka için ‘büyük savaşı’ başlatan DSG, bir yandan Rakka kent merkezini işgalden kurtarmaya çalışırken IŞİD teröristlerinin kaçtığı ve ailelerini gönderdiği Deyri Zor bölgesinde de etkin bir örgütlenme ve işgalden kurtarma planı oluşturmuş durumda.
Rakka operasyonunun bu son aşamasının 4 ayda bitmesi bekleniyor. Operasyonun bu aşamasında sivillerin zarar görmemesi amacı operasyonu yavaşlatmaktadır. Her ne kadar kentte bulunan sivillerin büyük bir bölümü kentte ayrılmayı başarmış ise de hala sivillerin bir kısmının IŞİD tarafından canlı kalkan yapılmak amacıyla tutulduğu bilinmektedir. Rakka’dan kaçmayı başaran siviller, kenti terk etmek isteyenlerin binbir güçlükle karşılaştığı ifade etmektedir. 
Demokratik Suriye Güçleri’nin “Biz kentin doğusundan giriş yaptık. Artık sokak sokak, cadde cadde ve ev ev Rakka’yı onlardan arındıracağız’ derken IŞİD terör örgütünün kentin doğusu ve batısında gösterdiği aşırı zayıf savunmanın devam edip etmeyeceği kuşkulu. Zira kent merkezine doğru gidildikçe sivil canlı kalkanların kullanılması ve bombalı tuzaklarla karşılaşılma ihtimali güçlü olasılıktır. DSG’de, terör örgütünün militanlarını şehrin daha iç kısımlarında kurulan savunma hattına çektiği görüşünde. 
Önümüzdeki günlerde Rakka’nın artık işgalden kurtarılıp kurtarılmamasını değil, Rakka sonrasını konuşacağız. Rakka’nın alınmasından sonra Rakka’nın kimlere bırakılacağını, Türkiye’nin yaklaşımını, ABD ve Rusya’nın Suriye’deki konumunu, Suriye hükümeti ile ilişkilerini ve başkenti elinden alınmış, ‘devleti’ yıkılmış terör örgütü IŞİD’in ne yapacağını, nasıl strateji izleyeceğini konuşacağız. 
Öyle görünüyor ki Rakka’nın işgalden kurtarılmasından sonra Menbiç ve Gri Spi örneklerinde görüldüğü gibi Rakka, yerel güçlerin oluşturduğu sivil ve askeri meclise devredilecek. Ancak Türkiye’nin Rakka’nın yerel güçlere devrilmesine rağmen itirazları bitmeyecek. Türkiye’nin itirazı DSG’nin içindeki çoğunluğu sünni olan kesimlere ve Araplara değildir.  Türkiye’nin derdi, amacı, hedef, kısacası her türlü olumsuz yaklaşımının temeli DSG’nin ana gücünü oluşturan Kürtler’edir. Daha doğrusu PYD, YPG, YPJ’ye ve bunların oluşturduğu Kürt askeri güçleridir. Türkiye Kürtlerin Suriye’de bir askeri güçlerinin olmasına, bu askeri gücün kendi bölgelerinin güvenliğini sağlamasına, Kürtlerin siyasi oluşumları aracılığı ile kendi yaşam alanlarını yönetmesine tümden karşıdır. Türkiye, bu karşıtlığın gereğini yerine getirmek için de her türlü gözü karalığa da her an teşebbüs edebilir. Türkiye’nin atacağı yanlış bir adım bölgede uzun yıllar devam edecek, bölge devletlerin sınırlarının değişmesine ve diğer ağır sonuçlara yol açacak bir savaşın başlamasına neden olabilir. 
Rakka sonrası Suriye’de ABD’nin ve desteklediği güçlerin daha da güçlü konuma gelmesi Rusya ve Suriye hükümetinde rahatsızlıklara ve yeni arayışlara neden olabilir. ABD ve Rusya arasında sıkıntı çıkmasını bekleyen asıl güç ise Türkiye’dir. Türkiye şimdilik A planını bu beklenti üzerine oluşturmuş durumda. Ancak Afrin, Kobanê, Serêkaniyê ve Girê Sipî’de Rus ve Amerikan bayraklarını görünür kılınması şimdilik bu iki süper gücün bu durumun farkında olduğunu göstermektedir. Gerek ABD gerekse Rusya Rakka operasyonunun olumsuz sonuçlanmasına izin vermemekte kararlılar. Rakka operasyonu sonrası görünen o ki dengeler biraz daha netleşecek. Ve PYD, YPG, YPJ’ye bu süreçten daha da güçlenerek çıkacak, Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olan en önemli ve en etkili yerel güçler olacaklar. 
 Kısacası Rakka’nın alınması Kürtler’in Suriye ve Ortadoğu’da daha güçlü siyaset yapma döneminin başlangıcına tekabül ederken IŞİD terör örgütü açısında ise sonun başlangıcı sayılabilir mi?  Kuşkusuz Rakka’nın alınması terör örgütü IŞİD’in Suriye ve Irak’ta devlet olarak kendini nitelendirmesinin sonu olacak. Zira Rakka Terör örgütünün ilan ettiği İslam devletinin başkentiydi. Bir devletin başkentinin düşmesi o devletin düşmesi demektir. Ancak IŞİD, Deyri Zor, Meyadin, Ebu Kemal bölgelerini bir süre daha elinde tutacaktır. Deyri Zor bölgesinin IŞİD terör örgütünden tamamen arınmasından sonra ise yeni bir dönemin başlanacağı öngörülmektedir. Şu an Libya, Filipin, Afganistan ve Mısır’ da bombalı eylemlerle varlığını hissettiren IŞİD’in terörist eylemleri yaptığı ülkeler listesine Tunus, Fas, ve Endonezya’yı da ekleyeceği öngörülmektedir.  Yine terör örgütünün Avrupa ülkelerine küçümsenmeyecek düzeyde terörist gönderdiği ve Avrupa’da terör eylemlerini tırmandıracağı bir döneme girdik. Son İran ve İngiltere saldırıları bu terör örgütünün yeni dönemine ve stratejisine ilişkin önemli bir fikir vermektedir. 
 Rakka ve Deyri Zor’un alınmasında sonra  varlığını sürdürmek isteyen IŞİD “yer altına” çekilecek.Şu an bile Rakka operasyonu bu süreci fazlasıyla hızlandırmış durumda. Devlet kurma gücünü kaybeden terör örgütü, bu kez yeraltında El Kaide gibi hücre tipi yapılanmaya başlayacak. Ve uyuyan hücrelerine ‘ ne bulursanız ve her türlü yöntemle eylem yapabilirsiniz’ demek suretiyle bireysel terörü tırmandıracak ve bireysel terörde daha profesyonelleşmeyi deneyecektir. 
Yani Rakka’nın alınmasıyla IŞİD tamamen bitmiyor. Rojava’da varlığı sona eriyor. Bu nedenle terör örgütü Suriye ile Irak’tan ayrılarak yönetim kademesini başka bir ülkeye taşımak isteyecek ve yeni bir terör stratejisine başlayacaktır. Zira, 6 ay bölgede eğitim alan IŞİD terör örgütünün sempatizan ve militanları birer uyuyan hücre olarak dünyanın her tarafına yayılmış durumda. Örgütün, yeni süreçte daha spesifik eylemlere yönelmesi bekleniyor.  
 Görüldüğü gibi Rakka operasyonu gerek yerel güçler, Kürtler ve devletler gerek küresel güçler  gerekse terör örgütü açısından yeni bir dönemin başlangıcına işaret etmektedir.

Ekleyen

Rozerin Urucu
Rozerin Urucu

Detay

Son Yazılar

BENİ  KÜRTÇE  SEV
Kurdistan

BENİ KÜRTÇE SEV

13.11.2017 00:13    İzzet Eker

BENI KÜRTCE SEV "Tanri sevin dedi" bir yazarın kitabının girişinde yazıyordu. Tanri bizi hic sevmedi. Neden diye sorduk? BIze hicbir açiklamada bulunmadi. Insanlar bize "Tanriyi sevin" dedi... Biz, Tanriyi da insanlari da cok sevik. Bütün doğayı-canlilariyla sevdik. Biz sevmeyi sevdik..

Devamı
      18
‘Kürdün başarısı Türkiye’de ki ırkçı zihniyeti rahatsız ediyor’-HDP Mİlletvekili Mehmet Ali Aslan
Siyaset

‘Kürdün başarısı Türkiye’de..

30.09.2017 23:30    Dursun Ali Küçük

HDP Milletvekili Mehmet Ali Aslan    ‘Kürdün başarısı Türkiye’de ki ırkçı zihniyeti rahatsız ediyor’   Özellikle bu referandumla beraber daha da artı ve kimin ne olduğu ayan beyan ortaya çıktı. Demokratlıkları, Ümmetçilikleri, Müslümanlık..

Devamı
      244
‘Kürdün başarısı Türkiye’de ki ırkçı zihniyeti rahatsız ediyor’
Kurdistan

‘Kürdün başarısı Türkiye’de..

30.09.2017 23:18    Rozerin Urucu

  ‘Kürdün başarısı Türkiye’de ki ırkçı zihniyeti rahatsız ediyor’-HDP Milletvekili Mehmet Ali Aslan Cts, 30/09/2017 ‘Kürdün başarısı Türkiye’de ki ırkçı zihniyeti rahatsız ediyor’   Özellikle bu referandumla beraber daha da artı v..

Devamı
      36