tarih: 05.01.2017 21:29 hit: 203

Katliam ve Pişkinlik- Selahattin Çelik

DAIŞ İstanbul katliamını üstlendiğine göre hüküm hazır: “Saldırı Türk devleti ve toplumuna”. Ama bir terslik var. Devlet-iktidar mensupları değil ama onların mahkum ettiği yaşam kültüründen insanlar katledilmiş.

Hele şu pişkinliğe bakın: İktidar, düşman bellediklerine sahip çıkar gibi yapıyor, kendini kurban yerine koyuyor. Toplum da oyuna dahil ediliyor. Yabancı hükümetler de asıl suçluya başsağlığı dileme sırasına girerek aldatmayı oynuyorlar.

Dini bağnazlık tehlikesi

İktidar ideolojisiz olmaz. Türk iktidarı İslam’ı kendine ideoloji yapmış ama onu kendine uydurarak ve yozlaştırarak. Din adamı kılığında her türde uşak, yağcı, lümpen ve hilebaz, topluma kene gibi yapışmışlar. Devlet olanakları ayaklarının altında, onlar her kurumda ve her yerdeler.

Türkiye’de iktidar-din ilişkisinde, devlet hep önde. Dinin, din adamlarının görevi, devletin üstünlüğünü kutsamaktır.

Ona artık İslam diyemeyiz. Çünkü o artık devlet dini, devlet ideolojisidir. Adaleti değil yozlaşma, baskı, ırkçılık ve militarizmi ifade etmektedir.

Öncekileri bırakalım, son iki yıldır yıkılan Kürt şehirlerini, katledilen binlerce sivili, tahrip edilen mezarlıkları gözönüne getirin... Sözde İslami Türk çevrelerinden hiç tepki olmadı. Kürtler, Müslüman değiller mi? Hani Türk ve Kürt kardeşti?

Tepki yoktu ve yoktur. Çünkü Türk İslamı, devletin hizmetinde.

Din adamı kılığında şarlatanlar, seküler yaşama savaş çoktan açmışlar. Güya “Toplumu kafir kültürden koruyor, yerli kültüre çekiyorlar!” Çoktandır şurada ve burada saldırılar oluyordu. Katliam rap rap geliyordu.

Olayın bu yönünü görmesek, kendimizi aldatmış oluruz.

Cihadilikte devletin rolü

Türk devletinin tarihini az çok bilenler, Türkiye’de dini örgütlenmenin devletin sıkı kontrolünde olduğunu bilirler. İstihbarat örgütleri işin yürütmesindeler. Tipik bir örneğe dikkatinizi çekeyim: MHP militanları 1970’lerde cinayetler işliyorlardı. Hizbullah da 1990’larda. İkisi de cinayetlerini kutsamak için hemen hemen aynı Cihadi bildiriyi dağıtıyorlardı. Çünkü rejisör birdi.

Türkiye’de Cihadi örgütlenme ahtapot benzeri karmaşık bir ağ, milyonları kapsayan bir sektör. Türkiye’den binlerce kişi DAIŞ, El Nusra ve diğerlerine katılmış.

Bunlar biliniyor, bilinmeyen ya da kabul edilmkk istenmeyen şu: Cihadi örgütlere katılanların çoğu devletin malum kurumlarına bağlı kişiler, yani devlet kadroları.

Olay, 1990’larda Kürdistan’daki katil özel tim elemanları ve itirafçı tetikçilerini hatırlatıyor. Onlar Türkiye’ye döndüklerinde bu defa orada öldürme, haraç alma ve soygun olaylarına katılıyorlardı. Şimdi cinayetlerin yerini katliamlar almış.

Katliamın tetikçisi öne sürülen Kırgizistanlı ise, bu hatırlatmayı yapmam yararlı olacaktır: 1990’larda Tansu Çiller döneminde, MİT ve Mehmet Ağar’ın özel birimi, Kafkaslar ve Ortaasya ülkelerinde aktiftiler. Faaliyetleri, Azerbaycan, Rusya ve hatta Çin’in tepkilerine yol açmıştı. Yani o kirli ilişki yeni değil.

Sözüm şudur: Cihadi örgütler ve devlet kurum ve çelişik grupları içiçeler. Bu ilişkinin dışında bir cinayet düşünmek zor. Ankara’da Rus elçisinin öldürülme tarzı göz önünde.

Diyelim ki katliam, Cihadi tepki

Türk yönetimi gerçekten Cihadileri sattı. Türk politikasının “müttefiklerine sadakatsızlık” olduğunu tarihten iyi biliyoruz. Türkiye’nin Çeçen militan/muhalifleri Rusya’ya paketlediğine dair haberler sızıyor. Cihadi tepkiye bahane çok.

Peki neden devlete değil de o masum insanlara?

DAIŞ’ın devlete tepki tarzı bu diyelim. O zaman o katiller sürüsünü kim durdurabilir? Daha korkuncu yolda değil midir?

Suç kimin? Sadece Cihadileri lanetlemek yeter mi?

O gerici, bağnaz ve kan içici kültürü kim ekti?

Kim o katilleri besledi, eğitti, donattı?

Cihadilere en fazla eleman veren ülkelerin başında gelen Tunus bile ayakta. Halk o katiller ülkeye sokulmasın diye gösteri yapıyor. Türkiye mi? Katiller baş tacı!

“Türkiye toplumu” mu?

İktidarın her defasında sarıldığı sömürü kavramı bu. Doğru durmuyor çünkü Türkiye iktidarın çabalarıyla birbirinden oldukça uzaklaşmış, etnik, kültürel ve toplumsal gruplara ayrılmış. Şu da açık: Son katliama sevinenler çok fazla. Çünkü katledilenler, seküler insanlar.

Katliamların bir sonucu, gerçeğin zihne kaçınılmaz yansısıdır. Büyük bir toplum kesimi, devlet-iktidardan, ırkçı, saldırgan ve katliamcı Boko Haram (Batı kültürü günahtır) türü Cihadi kültürden korkuyor.

İktidar-devletin kendilerini korumadığı kanaati gelişiyor. İnsanın kendini korumaya yönelmesi kaçınılmaz bir tutum. İşte Türkiye’yi bekleyen tehlike.

Son iki yılın DAIŞ’a mal olmuş katliamlarını göz önüne getirin. Resimde devlet-iktidarın sorumluluğunu görmezsek, gözyaşlarının hiçbir yararı olmayacaktır.

Geleceği olan toplum, yargılayan ve hesap soran toplumdur. Yoksa katliamlar önlenemez.

Olaydan Kürtlere düşen özel pay

Kuzey, Güney ve Batı Kürdistan’daki katliamlar, Batı Kürdistan’da DAIŞ ve Türk ordusunun pratiği, katliam kurbanlarına karşı insani sorumluluk, Türk ve Kürt toplumlarının kaderi arasındaki zorunlu bağlar... Tümü bir yana, dikkatinizi dinin siyasallaştırılmasına ve yozlaştırılmasına çekmek istiyorum.

Kürt toplumu dini inanç açısından muhafazakar. İnanç özgürlüğüne sonuna kadar evet. Ama dini inancımızın çok kolay suistimal edildiği bir gerçek. Kuzey ve Güney Kürdistan’da acı pratiklerini yaşadık. Halen de tehlikesi büyüktür.

Egemen devletlerin bize dayattığı dini yorum; cehalete, gericiliğe, ulusal toplumsal değerlere yabancılaşmaya, nefrete, saldırganlığa, demokratizm, sekülerizm ve hoşgörü düşmanlığına yol açıyor. Bunun tek adı vardır: Zehir ve felaket.

Umarım Cihadi çılgınlığın acı dersleri, sadece toplumumuzun değil, tüm Ortadoğu toplumlarının yönünü tolerans ve demokratik değerlere çevirir.(rudaw)

Ekleyen

Selahattin  Çelik
Selahattin Çelik

Detay

Son Yazılar

Kurdistan Aydın İnisiyatifi: Bağımsız Kurdistan Meşru Haktır
Slider

Kurdistan Aydın İnisiyatifi..

22.09.2017 21:23    Rewşenbir

Kurdistan Aydın İnisiyatifi: Bağımsız Kurdistan Meşru Haktır Kürd halkı tarihin karanlık dehlizlerinde bir ulus olarak her tür acıyı yaşamış, toprakları işgal ve talana maruz kalmış, sosyolojik, demografik ve kültürel dokusu tahrip edilmiştir. Kürd Mlletinin Bağımsızlık Referandumu hakkı, binbir e..

Devamı
      71
BENIM  HIC   DINIM  OLMADI
Kurdistan

BENIM HIC DINIM OLMADI

15.09.2017 04:06    İzzet Eker

BENIM HIC DINIM OLMADI Benim Hic Inanacağım Bir Tanrim Olmadi. Dinsizim. Asla bir puta tapmadim. Cenneti garantilemek için başka toplumlara mensup halklarin kanini akitmadim. Kurana el basip yalan söylemedim. Sol elimi kaldirip sağ elimi Incilin üstüne de koymadim. Günahlarimdan arinmam icin kizgin a..

Devamı
      0
Bağımsızlık Herkesi Büyütecektir –Dursun Ali Küçük
Kurdistan

Bağımsızlık Herkesi Büyütec..

14.09.2017 14:28    Dursun Ali Küçük

*Korkmayın, büyüyeceksiniz... Hem çok yaş hem manevi, maddi, kültürel ve kendiniz olmak vb için büyüyeceksiniz. Hatta bağımsızlığa karşı olanlar da büyüyecektir. Evet, siz küçük kalmak isterken, sizin bahane ve sözde eleştireler adı altında karşı &c..

Devamı
      80