Ülkesi işgal altında olan, anadilde eğitim dahil doğuştan gelen tüm hakları inkar edilen Kürdistan’ın çocuklarıyız.

Birçok kasaba ve kentlerimize dönük vahşi bir savaş sürerken, ülkemiz tarumar edilirken, geleceğimiz karartılmaya çalışılırken gerçek aydın sorumluluğu gereği yaşananlara kayıtsız kalamayız. Bu anlamda dünyadaki ve özellikle Avrupa’daki Kürd aydınların bir kurumsallaşma çabası içinde bulunması tarihsel bir zorunluluktur.

Halkımıza yönelik sürmekte olan soykırıma karşı hiçbir askeri ve siyasi oluşuma dayanmayan, özgürlüğümüzü ve kurtuluşumuzu esas alan, ulusal çıkarlarımızı partiler üstü tutan, sömürge statüsünün de altında olan Kürdistan ülkesinin bağımsızlığına ve Kürd milletinin kurtuluşuna hizmet eden bir birliğe acilen ihtiyacımız var. Bu vesile ile işgalci Türk-Arap-Fars egemenlerinin vatanımızdaki siyasi ve askeri varlığına son vermek, dağınıklığımızı milli birliğe dönüştürmek, ulusal egemenliğimizi amaçlayan bilim, demokrasi ve adalet bilinci ile hareket etmek sorunluluğu ile karşı karşıyayız.

Gidişatı gerçekçi biçimde değerlendirmek, yararlı stratejik fikirler üretmek, siyasi oluşumlara entelektüel destek sunmak için “Kürdistan Aydınlar İnisiyatifi” adı altında Kürdistan, Avrupa genelinde kapsamlı bir tartışma zemini yaratarak nihayetinde bir konferansta buluşmayı öneriyoruz.

Bilindiği gibi, aydın insan, ait olduğu halkın ya da içinde bulunduğu toplumun özgürlüğünü savunan, tarihsel-toplumsal ortamı sağlıklı bir şekilde analiz eden, sorunları ortaya koyan ve daha iyi, daha güzel, daha yaşanası bir ortamın gerçekleşmesinin sorumluluk bilinciyle bunun mücadelesini verendir. Kürd halkının parçalanmışlığı, sömürge koşulları ve dünyaya dağılması sonucunda Avrupa’da bir Kürd diasporası oluştu.  Bugün Kürd aydınların birlik içinde olması her zamankinden daha vaciptir. Kürdistan’ın her dört parçasında sürmekte olan özgürlük mücadelesi karşısındaki aydın sorumluluğu ile halkımızın toplumsal aydınlanmasına katkı sunan, ulusal haklarını savunan örgütlü bir yapıya ivedi bir ihtiyaç kaçınılmazdır. Partilerin, siyasi örgüt ve kurumların işlevleri farklıdır; fakat konferansa temsilci gönderebilirler. Siyasi kurumlar ulusal çıkarların yanı sıra örgütsel varlık göstermek için örgütsel-partisel çıkarlarını da fazlasıyla düşünür ve kollarlar. Aydınlar ise bu zorlu süreçte ulusal değerleri, ulusal kurtuluşu, ulusal birliği ve toplumsal aydınlanmayı her şeyin üstünde tutarlar. Kürd aydınları, kısa vadede neler yapabilir? Kürd halkının ciddi bir asimilasyon ve hatta katliam ile karşı karşıya olduğunun bilinciyle, partiler arası birliği savunarak Kürdistan’ın herhangi bir parçasında gelişen ulusal davaya moral destek ve perspektif sunmanın yanı sıra, parçalar ve partiler arası köprü rolünü oynayabilir. Bu saydıklarımız ve daha da önemli ve ivedi görülecek önermeler için bir konferansa ihtiyaç vardır. Hazırlık komitesinin sunduğu bu deklarasyonu imzalayan aydınların bir araya gelerek birleşmelerini ve kurumlaşmalarını öneriyoruz.